02 Şubat 2008 Cumartesi

Diş Şağlığı

Ağız ve diş sağlığı çok önemli fakat hayatı tehdit etmediğinden dolayıdır ki aynı zamanda pek te önemsenmeyen bir konudur. Ağız ve dişlerdeki bir takım problemler sindirim sisteminden insanın konuşmasına kadar bir çok işlevi olumsuz etkiler. Ağız ve diş sağlığında dikkat edilmesi gerekli hastalıklar şunladır:

Diş çürümesine dikkat

Diş üzerindeki bakterilerin oluşturduğu asit diş minesinde oyuklar meydana getirir. Bu oyuklar genişleyerek diş minesinin iyice erimesine sebep olur ve çürük büyüyerek dişte büyük bir oyuk oluşturur. Çürük dişin özüne doğru ilerledikçe ağrı meydana gelir.

Diş çürüğünü önlemenin en önemli yolu dişleri günde iki defa fırçalayarak plak oluşumunu önlemektir. Ayrıca florürlü diş macunlarını tercih etmeli ve diş ipi kullanmayı ihmal etmemelisiniz.

Diş eti hastalıkları

Diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi dişlerdeki kanamadır. Bunun dışında diş etlerinde kızarma ve şişme oluşması, ağızda kötü koku ve kötü bir tat olması, dişetindeki çekilmeler ve dişlerdeki sallanmalar diş eti iltihabı ve hastalıklarının belirtilerindendir.

Diş eti hastalıklarını önlemenin en önemli yolu da dişleri fırçalamaktan geçer. Günde en az iki defa dişler fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalı, yumuşak ve yapışkan yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Kendi kendinize dişlerinizi kontrol etmeli ve 6 ayda bir bir hekime muayene olmalı ve diştaşı temizliğini yaptırmalısınız. Ayrıca dişlerinizi fırçalarken diş ve diş eti arasındaki bölgeyi unutmamalı ve doğru fırçalama tekniği kullanarak fırçalamalısınız.

Diş neden kırılır?

Diş bir etki olmadan kırılmaz. Kırılan diş ya dışardan bir darbe ile kırılmıştır yada çürüğün büyümesi ile zayıfladığından kırılmıştır. Bu iki nedene ek olarak yanlış tedavi ile fazla oyulan yada kesilen diş te kırılabilir.

29 Ocak 2008 Salı

DİŞ BEYAZLATMA (BLEACHING)

Modern toplumlarda bireyler dişlerinin görünümünü önemserler, hatta dişlerdeki şekil ve renk bozuklukları kişide psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere sebep olabilir. Dişhekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesiyle pek çok renk, şekil, konum bozuklukları kolaylıkla çözümlenebilmektedir. Renklenmiş dişlerin beyazlatılması (bleaching), diğer restoratif metotlara kıyasla daha ucuz, pratik ve zararsızdır.

Beyazlatma (bleaching) işlemi nedir ve nasıl yapılır?

Beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Şu anda bilinen iki değişik beyazlatma yöntemi vardır. Bunlardan ilki hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, aşamaları şöyledir:

  • Hekimin ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlatması,
  • Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6 - 8 saat takması (tercihen uykuda),
  • Tedavinin ortalama 1 - 4 hafta içinde sonlandırılması.

İkinci yöntem ise klinikte bir hekim tarafından yapılan beyazlatmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır:

  • Ağartıcı ilaç bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir.
  • İlgili dişin üzerine beyaz renkli ışık kaynağı belli bir süre tutulur.
  • İşlem bittiğinde sonuç hemen gözlenir.

Her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır.

yukarı

Dişlerde istenmeyen lekeler neden oluşur?

Bunun bir çok sebebi olabilir. En yaygın olanları; yaşlılık, dişleri boyayan maddelerin (kahve, çay, kola, sigara vb.) tüketimi, travmalar, eski protezler, kaplamalar, dolgulardır. Dişlerin oluşumu boyunca kullanılan antibiyotik (tetracycline) veya aşırı florit tüketimi de dişlerde renklenmelere yol açabilir.

Bu durum dişin yapısından ileri gelebileceği gibi diş etkenlerin boyaması ile, gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe nedeni ile de olabilir.

Beyazlatma işlemi kimlere uygulanabilir?

Hemen hemen herkese! Ancak, tedavinin etkili olamayacağı bazı durumlar vardır. Dişhekiminiz tam bir ağız içi kontrol ve teşhisi ile dişlerin bu işlem için uygun olup olmadığını belirleyecektir. Dişleriniz sağlıklıysa daha beyaz ve doğal gülümseme için ideal bir çözümdür.

Beyazlatma işlemi zor ve zahmetli midir?

Hayır! Ağız sağlığı teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde dişleriniz çok kısa bir sürede, güvenli ve etkin olarak beyazlatılabilmektedir.

yukarı

Güvenli midir?

Evet! Yapılan araştırmalara göre, dişlerin beyazlatılması dişhekiminizin gözetimi altında yapılırsa son derece etkin ve güvenlidir. Dişler ve dişetleri hiçbir şekilde zarar görmez.

Uygulama süresi ne kadardır?

Genelde, ilk uygulamada beyazlama başlar. Ancak, ideal görüntüye ulaşmak için, uygulamanın 10 � 14 gün devam etmesi gerekir.

Dişler beyazladıktan sonra eski haline döner mi?

Dişler her zaman için eskisinden daha beyaz olacaktır. Ancak, hastaların alışkanlık ve ağız bakımına bağlı olarak yılda bir � iki kez pekiştirme tedavisi gerekebilir.

yukarı

Özetle bu tedavinin başarılı olabilmesi için neler önemlidir?

  • Kullanılan ilacın markası ve içerği
  • Bu konuda deneyimli bir hekimin tedavisi altında olmanız
  • İlacın kullanılma şekli ve tedavi süresi

Tedavi sırasında nelere katlanmak zorunda kalacağım?

Eğer sigara içiyorsanız lastik kalıp ağzınızda iken sigara içmemeniz (ev ağartması için geçerli). Tedavi'nin bitmesi ile ortadan kalkacak hafif soğuk sıcak hassasiyeti.

Kanal Tedavisi (Endodonti)

Niçin kanal tedavisi yapılır?

Öncelikle şu bilinmelidir ki, doğal dişin yerini hiç bir yapay diş tutmaz. Dolayısıyla doğal dişlerimiz tedavi ederek son noktaya kadar korumalıyız. Dişlerimizden biri hastalandığında en bilinen koruma yöntemlerinden biri de kanal tedavisidir. Kanal tedavisi hasar görmüş dişlerin korunmasında yardımcıdır. Pulpa (sinir, kan, lenf damarlarını içeren dişin içindeki yumuşak tabaka), kendini tamir edemeyecek derecede hasar gördüğünde pulpa ölür. genellikle buna, kırık dişlerdeki veya derin çürüklerdeki bakteriler sebep olur. Bakteriler dişin özünde iltihaba yol açar. Hasar görmüş veya hastalanmış pulpa çıkarılmazsa diş ve çevresindeki dokular enfeksiyona maruz kalır. Ve sonunda dişinizi tamamen kaybedebilirsiniz.

Kanal tedavisi nedir ve nasıl uygulanır?

Kanal tedavisi pulpanın hasar gördüğü durumlarda uygulanan bir tedavi şeklidir. Önceki yıllarda hastalanmış yumuşak diş tabakasıyla karşılaşıldığında tek çözüm çekim iken, günümüzde bu dişleri tedavi etmek mümkündür.

Kanal tedavisi yapılmazsa ne olur?

Derin çürük ve çatlak dolayısıyla pulpanın kendini iyileştiremeyeceği durumlarda diş canlılığını kaybeder, enfeksiyon bütün dişe yayılabilir. Kanal tedavisi yapılmazsa enfeksiyon kök ucundaki dokulara kadar ulaşabilir. Dişi çevreleyen çene kemiği de iltihaplanarak aşınır. Meydana gelen bu boşlukta abse oluşur. Bu tabloya ağrı ve şişlik de eşlik eder ve diş kısa zamanda kaybedilir.

yukarı

Kanal tedavisinin aşamaları;

1. Öncelikle ağrısız ve acısız bir tedavi olması için dişe anestezi yapılır.

2. Daha sonra çürük temizlenip, dişin özüne ulaşılınca hastalıklı ve yumuşak doku çıkarılır. Sinir ve doku artıkları temizlenir.

3. Kök ucuna kadar diş kanalına şekil verilir. Gerekirse bazı ilaçlar uygulanarak iyileşme hızlandırılabilir.

4. Seanslar arasında diş iyileşene kadar geçici dolgu maddeleriyle dişin üzeri kapatılır. İltihabın üremesinin durduğu anlaşıldıktan ve kök ucundan iltihap gelmesi sona erdikten sonra kanal içerisi özel bir dolgu maddesiyle, kök ucuna kadar doldurulur.

5. Bazı vak'alarda bu seanslara hiç gerek olmayıp tek bir seansta da kanal tedavisini sağlıklı bir şekilde kanal tedavisini bitirmek mümkündür.

Kanal tedavisi uygulanmış bir dişin ömrü ne kadardır?

Eğer diş tekrar enfekte olmazsa ve çürümesini önleyici tedbirler alınırsa, ömür boyu bu dolgu kullanılabilir. Düzenli dişhekimi kontrollerinizde enfeksiyonun başlangıcını yakalayabilirsiniz. Ayrıca çok iyi bir ağız bakımı ile de dişin tekrar çürümesi önlenmelidir.

DİŞ ÇÜRÜKLERİ

Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır.

Dişler neden çürür?

Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.

Uzun yıllar, nedeni bilinmeyen bir hastalık gözüyle bakılan diş çürüğünün günümüzde �çok sebebe bağlı bir hastalık� olduğu anlaşılmıştır. Diş çürüğünün başlıca 3 etkeni vardır:

  • Bakteri plağı (Diş plağı adı da verilir),

  • Karbonhidratlı gıdalar (Şeker, un... gibi),

  • Bünyesel etkenler (Dişin yapısı. tükürüğün bileşimi... gibi)

Diş sağlığı dengeli olan bir kimsede bu etkenlerden birisi değişikliğe uğrarsa, çürük ortaya çıkar.

Çürük belirtileri nelerdir?

Çürük ve oyulmuş bir diş, koyu renkli boşluğuyla kolayca tanınır. Fakat bazen çürük çukurcuğu gizli kalır ve diş hekimi ancak yardımcı tanı araçlarıyla (mesela diş röntgeni gibi) teşhis koyabilir.

yukarı

Çoğu zaman çürük, diş tüberküllerinin yani tümsekciklerin birbiriyle kesiştiği yerde veya dişin boyun kısmında görülür. İki diş arasında kalan gizli çürükler uzun süre fark edilmez. Bu tür çürüklerde �... akşam yemek yerken dişime taş geldi zannettim, bir de baktım, dişimin bir parçası ağzımda...� denildiğini sıkça duyarız.

Diş çürüğünde diş hekimine başvurmayı gerektiren en önemli belirti ağrıdır. Ağrı, soğuk, sıcak, tatlı veya ekşiden olur. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişir ve etken ortadan kalkınca ağrıda geçer; fakat tedavi edilmeyen çürüklerde ağrılar bir süre sonra sürekli olmaya başlarlar.

Diş çürüğü nasıl ilerler?

Çürük, daima dişin yüzeyinden başlar ve ilerleyerek dentin tabakasına erişir. Dentin, mineden daha fazla organik madde içerir. Bu nedenle çürük bu tabakada daha çabuk yayılarak dentini bir burgu gibi deler; fakat, çürüğün ilerleme hızı, kişiden kişiye ve dişten dişe çok değişir.

Unutulmaması gereken bir husus da, dentinin dişin bir savunma organı olduğudur. Dentin içinde önceki bölümde tanımı yapılan kanalcıkların ucunda odontoblast denilen yapım ve onarım hücreleri bulunur ve bunlar çürük dentini tamir dokusu ile tıkayabilirler. Tıpkı kuşatılan bir kaleyi savunanların güllelerle açılan gedikleri onarmaları gibi... Kendiliğinden olan bu savunma, bazen hızla ilerleyen çürük karşısında yetersiz kalabilir.

yukarı

Çürükten korunmak için ne yapmalıdır?

İlk yapılması gereken şey diş hekimine gitmek ve onun önerilerine uymak olmalıdır. Aslında çürükten korunma, bir kişisel irade konusudur ve hepimizin sağlam dişler ve sağlıklı ağzın getireceği rahatlığın bilincinde olmamız gerekir.

Diş plağı ve karbonhidratlı gıdalar neden çürük oluşturur?

Günümüzde bakteri plağı ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmaktadır ve artık şekerle birlikte bakteri plağının, çürüğün baş etkenlerinden birisi olduğu anlaşılmıştır.

Bakteri plağı görülebilir mi? Evet görülebilir. Bunlar, dişlerin boyun kısmında ve iki diş arasında yer alan beyazımsı kirlerdir. (Fark edilmesini kolaylaştırmak için piyasada �Disclosing Tablet� veya �Disclosing solution� adıyla bilinen boyayıcı tablet ve eriyikler satılır.) Plak şöyle teşekkül eder:

  • Önce tükürükle protein dişe yapışır.

  • Bu proteindeki bol miktarda ağız ortamında bulunan şekerden kimyasal yolla dekstran yapar.

  • Dekstran bu protein plağına tutunur ve böylece diş plağı teşekkül eder.

  • Teşekkül eden plak artık yalnız ağız çalkalamakla giderilemez.

yukarı

Buraya kadar oyunun-yani çürük oluşumunun-piyonları (yani bakteriler) hazır olmuştur... Şimdi bakteriler, mineye bir hamle yapacaklardır... Bakteriler bu hamleyi iki koldan yaparlar:

  • Bazı bakteriler şekerden asit yaparak, minenin inorganik örgüsünü bozarlar.

  • Bir kısmı da, minenin organik kısımlarını parçalayan enzimler ya parlar.

İşte diş çürüğü oyununun senaryosu kısaca böyledir. Bu oyun nasıl bozulur ve çürük nasıl önlenebilir?

Bakteri - şeker işbirliği önlenirse oyun bozulur mu? Bu nasıl olabilir? Müttefiklerden birisini; Örneğin şekeri ortadan kaldırarak... Şeker, çikolata, pasta yemeden... Olur mu? Şeker, organizma için kaçınılmaz gıdalardan birisidir ve hayvan deneyleri şekerden yoksun beslenmenin çürüğü durdurmadığını, sadece biraz azalttığını göstermiştir. Evet, şeker bir çürük etkenidir ama, ne tek başına ne de başlıca etken...

Öyleyse, çürükten korunmak için ne yapmalıdır? Asıl korunma, ikinci saldırgana yani mikroplara karşı mücadele ile olur. Bu da dişleri fırçalayarak gerçekleştirilir.

yukarı

Kimlerde daha çok çürük olur?

Şekerli ve unlu yiyeceklerle bakterilerin buluşması sonucunda çürükler oluştuğuna göre herkes için bir tehlike var demektir. Ancak beslenmelerinde karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklerin oranı çok yüksek olanlar bir de sularında florür oranı çok düşükse çok daha fazla çürük tehlikesi altındadırlar. Bakteri plağı tarafından oluşturulan aside karşı tükürük doğal bir savunma mekanizması oluştursa da tek başına çürüğü önleyemez.Tükürük akışını ve miktarını azaltan hastalıklar ya da ilaçlar da çürük oluşumunu hızlandırmaktadırlar. Bu nedenle de dişhekimleri tükürük akışını artırdığı için şekersiz sakızları sıklıkla önerirler.

Çürük Aşısı Var mıdır?

Hayır... �Ama gazetelerde okuyoruz� diyeceksiniz. Biraz önce size çürüğün çok sebebe bağlı bir hastalık olduğunu söyledik. Neye karşı, hangi etkene karşı aşı hazırlanacak? Bilim adamları yaklaşık elli yıldır bu konuda çalışmaktadırlar.

Çürüğe karşı antibiyotik var mıdır?

Çürüğü durduracak bir antibiyotik yoktur. Üstelik, antibiyotikler çocuklarda oluşum döneminde dişlerin üzerine çökelerek onları boyarlar ve gri-kahverengi, morumtırak renk almalarına neden olurlar.

yukarı

Antiseptik gargaralar kullanalım mı?

Bazı ağız ve dişeti hastalıklarında belirli bir süre için belirli dozda antiseptik gargara verilebilir; fakat şunu unutmayın ki, ağız sağlığında en etkin araç fırçadır.

Çürük oluşumuna bazı alışkanlıkların etkisi

Beslenme alışkanlıklarının çürük oluşumuna etkisi olduğu öteden beri bilinmektedir. (Örneğin sert ve lifli gıdalarla beslenen Eskimolarda çürük hemen hemen hiç görülmez.) Buna karşılık yumuşak ve yapışkan besinlerin dişler üzerine tutunmaları, plak oluşturmaları ve çürük meydana getirmeleri daha kolaydır.


Diş çürümesi önlenebilir mi?

EVET. Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerin fırçalanması ve her gün diş ipliğinin düzenli kullanılması en etkili yoldur. Yiyecek artıkları en çok dişlerin çiğneme yüzeylerindeki girintilerde ve dişlerin birbirine değdiği ara yüzeylerde biriktiği için, diş fırçaları küçük başlı seçilmelidir. Dişlerin iç yüzeyleri, dış yüzeyleri, çiğneyici yüzeyleri ve dilin üstü fırçalanmalı ve ara yüzlerde diş ipliği kullanılmalıdır. Fırçalar, orta derecede sert ya da yumuşak kıllı olmalı ve belirli aralıklarda değiştirilmelidirler. Fırça kıllarının aşınmamış olması ve bakteri taşımayacak bir şekilde muhafaza edilmesi gerekmektedir. Asla başkasının diş fırçası kullanılmamalıdır. diş fırçalama sırasında florürlü bir diş macunu kullanılarak, florürün diş çürüğünü önlemedeki rolünden yararlanılmalıdır. Florürlü macunlara yardımcı olarak aynı zamanda ağız kokusunu gidererek ferahlık ve temizlik hissi veren florürlü gargaralar da kullanılabilir.

Ayrıca bakınız, Ağız bakımı ve fırçalama teknikleri


Şekerli yiyecekleri ana öğünlerde tüketmeye çalışmak ve yemek aralarında bir şey yememeye gayret etmek de diğer bir önlemdir.
Dişhekimine muntazam aralıklarla başvurmak bir çürüğü önlemek ya da erken yakalamada en iyi yoldur. Ayrıca sıcak ve soğuğa duyarlı dişler ya da ağrılı dişlerde veya tebeşirimsi renkte olan başlangıç çürükleri, kahverengi renklemeler ve oyuklar gibi durumlarda vakit geçirilmeden hekime başvurulması tedavinin şeklini değiştirecek ve zorluğunu azaltacaktır.

Çürük nasıl tedavi edilir?

Diş çürüğünün kendiliğinden iyileşmediğini ve çürüyen yapının tamir olmadığını biliriz. Çürük tedavi edilmezse ilerler. Öyleyse, mutlaka çürük dişi doldurmak gerekir. Henüz diş özüne kadar ilerlememiş çürükler şöyle tedavi edilir:

1. Önce Çürük Temizlenir

Mine ve dentin çok sert yapılardır. Çürüğü temizlerken bu yapıların kaldırılması gerekir. Çürük, �frez� dediğimiz özel uçlarla temizlenir. Günümüzde çürük, elmas uçlu veya tungsten çeliğinden yapılmış frezlerle temizlenir. Bu frezler yüksek dönülü, hassas motorlara takılır. Bu motorların dönüşü dakikada 300.000�dir. Saniyede, (ya da 2 sayana kadar) kullanılan alet tam 5.000 devir yapar. Ayrıca dönme esnasında hiç titreşim de yoktur. Biraz ağrı olabilir. Çünkü, dentin yüzeyi biraz hassastır ve kişiden kişiye değişen şiddette ağrı duyulur. Bunun çaresi lokal anestezidir. Lokal anestezi ile hiç ağrı duymadan diş dolgusu yaptırılabilir.

2. Temizlenen Çürük Boşluğu Şekillendirilir

Diş doldurturken sadece çürüğün temizlenmez çürük etrafında bazı düzeltmeler de yapılır. Çürük boşluğunun genişletilmesi �kavite hazırlama� belirli kurallara göre biyomekanik ve yapısal (morfolojik) zorunluluktan dolayı yapılmaktadır.

Not: Bu sayfadaki yazıların bir kısmı Prof. Dr. İlter Uzelin yazısından alınmıştır.

Diş Çekimi ve Sonrası

Dişler neden çekilir?

Günümüzde, bilimsel ve teknolojik ilerlemenin dişhekimliği bilimine katkıları sayesinde, öncelikle dişi tedavi etmek ve ağızda tutmak hedeflenmekle birlikte, bazı durumlarda, hasta sağlığını koruma veya tedavi planlaması nedeniyle diş çekimine başvurulmaktadır. Bu durumları şöyle özetleyebiliriz:

� İleri derecede çürük ve madde kaybı

yüzünden tedaviyle kurtarılamayan

dişler.

� Çarpma sonucu, tedavisi mümkün

olmayacak şekilde kırılan dişler.

Kanal tedavisine rağmen kurtarılamayan

apseli dişler.

� İleri derecede dişeti iltihabı nedeniyle

sallanan dişler.

� Zamanında düşmeyen süt dişleri.

� Aşırı konum değişikliği (dönme, devrilme

vb.) nedeniyle sorun yaratan dişler

� Kist ya da tümör içindeki dişler.

� Tam sürememiş (gömük) ve sorun

yaratan dişler.

� Yer darlığı nedeniyle ortodontik tedaviye

yardımcı olmak amacıyla, sorunsuz

olduğu halde bazı dişler çekilebilir.

Diş çekimi kuvvet gerektirir mi? Bu bakımdan bayan ve erkek dişhekimleri arasında fark var mıdır?

Çekim sırasında elbette bir kuvvet uygulanır. Ancak çekim aletleri zaten hekimin uyguladığı kuvveti birkaç katına çıkaracak şekilde tasarlandığından, aşırı kuvvet olumsuz sonuçlar bile doğurabilir. Dolayısıyla diş çekimi daha ziyade, teknik bilgi ve beceri gerektiren bir girişimdir. Birçok çene cerrahının bayan olduğu unutulmamalıdır.

Çekim sırasında diş neden kırılır?

� Özellikle büyük azılarda, yani çok köklü

dişlerde, kökler çok ayrık ya da kıvrık

olduğunda.

� Kemiğin elastikiyetini kaybettiği yaşlı

kişilerde.

� Yine esnemeyen çok kalın çene kemiğine

sahip olan kişilerde

� Aşırı madde kaybı nedeniyle tutacak yeri

azalmış ve kırılganlaşmış dişlerde çekim

sırasında kırılma olabilir.

Bu korkulacak bir durum değildir. Anestezi, yani uyuşma başarıyla sağlanmışsa, dişhekimi bu iş için üretilmiş aletlerle, kalan parçaları acısız bir şekilde çıkartır.

Diş çekimi korkusunu yenmek için ne yapılabilir?

Bu korkunun hiçbir şekilde giderilemeyeceğinin anlaşıldığı özel durumlarda, genel anestezi altında çekim yapılabilir. Ancak çoğunlukla hasta hekim arasındaki diyalog ve yaklaşım böyle bir girişimin gerekmediğini göstermektedir. Öncelikle çekilmesi gereken dişin vücuda verdiği zararlar ve ağrı gibi olumsuzluklar göz önüne alınarak, bundan kurtulmak gerektiği hatırlanmalıdır. İyi bir uyuşma sağlandıktan sonra, çekim sırasında, sadece bir basınç hissi ve dişin yükselmesi sırasında küçük çıtırtılar duyulabilir. Ağrı ya da acı olmaması gerekir. Genellikle insanlar çevrelerindekileri korkutmayı severler ve bu basınç ve çıtırtıları abartarak anlatırlar. Bu tür yanlış telkinlerin etkisinde kalınmamalı, her türlü soru hekime yöneltilmelidir.

bakınız: dişhekimi korkusu

Çekim öncesi yapılması gereken şeyler nelerdir?

Eğer doktorunuzun önerdiği bir ilaç (örneğin antibiyotik) söz konusuysa, mutlaka saatlerine uyarak, düzenli bir şekilde kullanmalısınız. Bir hastalığınız ya da allerjiniz varsa ve ayrıca bu yüzden sürekli kullandığınız ilaçlar mevcutsa, kesinlikle bunları hekiminize söylemelisiniz. Çekimden önce pıhtılaşmayı geciktiren aspirin türü ilaçlar kullanılmamalıdır. Mümkünse dişler güzelce fırçalanmalı ve bir antiseptikli suyla çalkalanmalıdır. Böylece ağızdaki bakterilerin azalması ve enfeksiyon riskinin düşürülmesi iyi olur.

Diş çekiminden sonra nelere dikkat edilmeli?

� Çekim yarasının üzerine konan tampon

yarım saat kadar tutulmalıdır.

� Bu tampon atıldıktan sonra,

gerekmiyorsa tekrar tampon konmamalı,

oluşan pıhtının bozulmamasına özen

göstermelidir.

� Ağız suyla çalkalanmamalıdır.

� Çekim sonrası iki saat kadar bir şey

yenmemeli, bu süre dolduktan sonra da

mutlaka ılık şeyler tecih edilmeli ve çok

sıcak ya da soğuk yiyeceklerden uzak

durulmalıdır.

� 24 saat sigara içilmemelidir. Sigara

pıhtının bozulmasına ve yara yerinin

iltihaplanmasına neden olabilir. Kuru

soket denen bu durum uzun süre ağrıya

sebep olur.

� 24 saat alkol alınmamalıdır.

� Hiç bir şekilde çekim yerine

dokunulmamalı, yara bölgesi emilip

tükürülmemelidir.

� Yaralı bölge 24 saat kullanılmamalıdır.

� Ağrı olursa aspirin dışında bir ilaç tercih

edilmeli, mümkünse bunun için hekime

danışılmalıdır.

� Çekim yeri mutlaka temiz tutulmalıdır.

Yara içerisine yemek artığı dolması

önlenmelidir. Çekimden 24 saat sonra,

yumuşak bir diş fırçasıyla bölge yavaşça

fırçalanmalıdır. Bu sırada ılık tuzlu su

gargarasından da faydalanılabilir.

� Kanamanın hafif bir sızıntı halinde 6- 24

saat sürmesi normal kabul edilmektedir.

Ancak aşırı bir kanama varsa ya da bu

süre aşılmışsa mutlaka dişhekimine

başvurulması gerekir.

� Aynı şekilde, uzun süren ağrı şişlik

durumlarında da hekime haber

verilmelidir.

� Sızıntı şeklinde devam eden

kanamalarda, ıslatılmış bir çay poşeti,

gazlıbezle sarılarak yara yerine

konulabilir. Bu şekilde bir süre tampon

yapmak, çayın içindeki bazı maddelerin

kan durdurucu özelliği nedeniyle faydalı

olabilir.

Yara iyileştikten sonra ne yapılabilir?

Çekim boşluğunun yerine, duruma göre, köprü, protez ya da implant uygulanmalıdır. Diş eksikliği sindirim bozukluklarına yol açabileceği gibi, çekilen dişe komşu olan dişlerde konum bozuklukları (eğilme, devrilme vb.) ve buna bağlı olarak çiğneme sorunları da oluşabilir.

Gömük diş nedir, çekimi gerekli midir?

Diş etrafındaki çene kemiğinin çok yoğun olduğu ya da dişetinin çok kalın oluduğu durumlarda, çene kavsinin dar olması nedeniyle dişin sürecek yer bulamaması halinde, süt dişlerinin erken kaybı sonucu ya da bazı hastalıklara bağlı olarak sürememiş ve dişetinin altında, kemik içinde kalmış dişlere gömük diş denir. Bu dişler apseye neden oluyorlarsa, ağrı yapıyorlarsa, dişin büyüklüğü ve konumu çene kırığı riski taşıyacak kadar kemiğin incelmesine neden oluyorsa, tümör ya da kist ile birlikteyse ve komşu dişin çürümesine yol açıyorsa çekilmeleri gerekir.

Bakınız: Yirmilik dişler

Kaynak: ido.org.tr (istanbul dişhekimleri odası dergisi)

Ağız Kokularının Nedenleri Nelerdir

Ağız kokularının birçok nedeni vardır. İlk olarak, ağzın kendisi buna neden olabilir. Dişler ve çevresinde yemek parçalarının ve diğer kalıntıların bakteryel çözülmesi kötü bir koku çıkartabilir. Periodontit'de olduğu gibi bazı ağız ve diş iltihapları da koku yapar. Uyku halinde, veya sigara içmekten ya da bazı ilaçların kullanılmasından kaynaklanan ağız kuruluğu da kokuya neden olur.
Bir diğer neden, keskin ve uçucu yağlar içeren yiyeceklerdir. Soğan ve sarımsak bunun en belirgin örnekleridir, ama bunlardan başka sebze ve baharatlar da aynı etkiyi yaratabilir. Bu tür yiyecekler mide ve ince bağırsakta sindirildikten ve uçucu maddeleri kana karıştıktan sonra,
akciğerlere kan yoluyla taşınıp solunumla dışarı çıkarlar. Alkol de aynı etkiyi yapar. Bu nedenle kandaki alkol düzeyini ölçmek için nefes testleri uygulanır. Ancak alkolün tek başına pek bir kokusu yoktur. İçkinin diğer bileşimlerinin kokusu ortaya çıkar.
Akciğer hastalıkları da ağız kokusu yapar. Bronşektazi, akciğer apsesi gibi kronik akciğer hastalıklarıçok keskin ve kötü ağız kokularına neden olabilir. Genellikle bu tür rahatsızlıklarda aşırı miktarda salya ve tükürük oluşur. Mide hastalıklarından da ağız kokusu yayılır. Geğirme kokunun dışarıçıkmasına neden olur. Ayrıca yemek borusu hastalıkları da bir başka nedendir.
Nefes kokmasında etken olan birçok genel sağlık sorunu vardır. Böbreklerin iyi çalışmaması, karaciğer bozuklukları, şeker hastalığı gibi nedenler de bunların arasınaa sayılabilir.