18 Haziran 2012 Pazartesi
Diş çekimi sonrasında ne yapilmalidir?
* En az 3 saat (özellikle çay,çorba gibi çok sıcak olan) yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalı.
* Sıcak banyo yapılmamalı,Sıcak havada, Güneş altında kalınmamalı,
* Sigara içilmemeli , Alkol alınmamalı,
* Dudaklarda uyuşukluk varsa geçene kadar ısırarak kontrol yapılmamalı,
* Temizliğinden emin olunmayan gıdalar ağıza alınmamalıdır. Diş çekimi yarası 1-2 hafta içinde kapanır.Bu süre içinde ağız temizliğine daha da özen gösterilmesi ( oluşabilecek enfeksiyonlardan korunabilmek için ) tavsiye olunur.
Dis Agrisinda İlk Tedavi
- Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintileri, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmeli ve yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.
- Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalıdır. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilmektedir. Bu da diş ağrısının yanında ikinci bir ağrının oluşmasına neden olacaktır.
- Eğer iltihap nedeni ile yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalıdır.
- Dişhekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç alınabilir.
- Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır. Ancak, bu işlemi yaparken eugenol fazla kullanılarak diş etine sızmasına neden olunmamalıdır. Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir.
- Bir an önce dişhekimine başvurulmalıdır.
Uyurken Diş Gıcırdatmanın Nedenleri
Bruksizmin diş gıcırdatması oluş nedenleri hakkında çeşitli görüşler
vardır. Bazı araştırmacılar buruksizmin dişler arasındaki kapanış
ilişkisinin bozulmasından kaynaklandığını, bazıları santral sinir
sistemindeki bir hastalığın neden olduğunu bazı araştırmacılar da bu
iki nedeni de kapsayan çok yönlü bir problem olduğunu ileri
sürmektedirler. Duygusal stresler Herkes stresin bruksizmin nedenleri
arasında en önemli faktör olduğu konusunda fikir birliği içerisindedir.
Vücudumuzda stres belirtilerini ilk olarak gördüğümüz yer ağız
dokularıdır. Stres bruksizmin hem oluş nedeni hem de olayın şiddetini
artıran en önemli faktör olarak belirlenmiştir.
Aşırı sinirli, hassas, titiz bir yapıya sahip olmak ve malokluzyon dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar.
Dişlerde kırılma: Dişleri sıkma ve gıcırdatma sonucunda ön dişlerin köşelerinde arka dişlerin çıkıntılı kısımlarında mikro çatlaklar oluşur. Röntgen ile saptanamayan bu çatlaklar zamanla büyüyerek dişlerin kırılmasına neden olur.
Dişlerde aşırı hassasiyet: Genellikle soğuğa karşı hassasiyet gelişir.
Diş etinin geriye çekilmesi ve genellikle bununla birlikte oluşan dişin boynunda diş eti hizasında oluşan çentik şeklindeki aşınmalar: Bu durumun oluşmasına neden olarak ilerleyen yaşa bağlı diş eti çekilmesi ya da aşırı baskı uygulanarak yapılan diş fırçalama gösteriliyorsa da , bruksizm hastalığının dişlerde bu gibi oluşumlara neden olduğu bilinmelidir.
Dişlerde sallanma: Yıllar süren gıcırdatma sonucu dişler gevşeyerek sallanmaya başlar. Aşırı basınç dişleri saran kemik desteğinin kaybolmasına neden olur. Bu durumu telafi etmek için dişlerin kökleri hizasında ekstra kemik çıkıntıları gelişir.
Yanaklarda iritasyon tahriş: Özellikle dişleri birbirlerine temas ettikleri kapanış çizgisi hizasında, yanağın iç kısmında çizgi ya da kabartı şeklinde fibröz bir oluşum meydana gelir. Bu oluşum nedeni ile sıklıkla “yanak ısırma” olayı ile karşılaşılır.
Kas ağrısı: Özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların aşırı çalışması bu bölgelerde kas ağrısına neden olur.
Baş ağrısı: yukarıda belirtilen kas ağrısı zaman zaman baş ağrısı şeklinde kendini gösterir.
Çene ekleminde ağrı : Çene eklemine aşırı yüklenilme nedeni ile eklemde ağrı, çıtırtı ve kenetlenme olabilmektedir.
Bu belirtiler diş gıcırdatmasının hemen başlangıcından itibaren ortaya çıkmaz. Olayın şiddetine ve süresine göre bazen yıllar sonra görülebilmektedir. Çoğunlukla belirtilerin tümü birden olmayabilir. Bazen çok az belirti gösterebilir.
Tedavinin amacı dişlerde çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları önlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır. Diş hekimi tarafından uygulanan, uyku sırasında dişlerin birbirleri ile temasını engellemek amacı ile alt ve üst çene dişlerinin arasına yerleştirilerek kullanılan “gece koruyucuları”, diş gıcırdatması semptomatik tedavisinde kullanılan en önemli araçtır. Ancak gece koruyucularının çoğunlukla tek başlarına yeterli olamayabilmektedir. Bu nedenle hastalığın sergilediği tabloya göre gece koruyucularının yanında bazı ek tedavilerinde uygulanması gerekmektedir:
Diş gıcırdatma, daha çok psikolojik nedenlerden (sinir, stres) dolayı ortaya çıkan; hiç de hafife alınmaması gereken bir hastalık. Özellikle uyku esnasında artan diş gıcırdatması, diğer adıyla bruksizm hakkında Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu’nun verdiği bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.
Aşırı sinirli, hassas, titiz bir yapıya sahip olmak ve malokluzyon dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar.
Diş gıcırdatması sonucu ağız ve dokularında ne tür rahatsızlıklar oluşur
yüzünde oluşan aşınma: Dişlerin birbirleri ile sürtünmesi sonucunda oluşan aşınma tüm dişleri kapsayabilirse de özellikle ön dişlerde daha etkilidir.Dişlerde kırılma: Dişleri sıkma ve gıcırdatma sonucunda ön dişlerin köşelerinde arka dişlerin çıkıntılı kısımlarında mikro çatlaklar oluşur. Röntgen ile saptanamayan bu çatlaklar zamanla büyüyerek dişlerin kırılmasına neden olur.
Dişlerde aşırı hassasiyet: Genellikle soğuğa karşı hassasiyet gelişir.
Diş etinin geriye çekilmesi ve genellikle bununla birlikte oluşan dişin boynunda diş eti hizasında oluşan çentik şeklindeki aşınmalar: Bu durumun oluşmasına neden olarak ilerleyen yaşa bağlı diş eti çekilmesi ya da aşırı baskı uygulanarak yapılan diş fırçalama gösteriliyorsa da , bruksizm hastalığının dişlerde bu gibi oluşumlara neden olduğu bilinmelidir.
Dişlerde sallanma: Yıllar süren gıcırdatma sonucu dişler gevşeyerek sallanmaya başlar. Aşırı basınç dişleri saran kemik desteğinin kaybolmasına neden olur. Bu durumu telafi etmek için dişlerin kökleri hizasında ekstra kemik çıkıntıları gelişir.
Yanaklarda iritasyon tahriş: Özellikle dişleri birbirlerine temas ettikleri kapanış çizgisi hizasında, yanağın iç kısmında çizgi ya da kabartı şeklinde fibröz bir oluşum meydana gelir. Bu oluşum nedeni ile sıklıkla “yanak ısırma” olayı ile karşılaşılır.
Kas ağrısı: Özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların aşırı çalışması bu bölgelerde kas ağrısına neden olur.
Baş ağrısı: yukarıda belirtilen kas ağrısı zaman zaman baş ağrısı şeklinde kendini gösterir.
Çene ekleminde ağrı : Çene eklemine aşırı yüklenilme nedeni ile eklemde ağrı, çıtırtı ve kenetlenme olabilmektedir.
Bu belirtiler diş gıcırdatmasının hemen başlangıcından itibaren ortaya çıkmaz. Olayın şiddetine ve süresine göre bazen yıllar sonra görülebilmektedir. Çoğunlukla belirtilerin tümü birden olmayabilir. Bazen çok az belirti gösterebilir.
Diş Gıcırdatmanın Tedavisi:
Tedavinin amacı dişlerde çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları önlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır. Diş hekimi tarafından uygulanan, uyku sırasında dişlerin birbirleri ile temasını engellemek amacı ile alt ve üst çene dişlerinin arasına yerleştirilerek kullanılan “gece koruyucuları”, diş gıcırdatması semptomatik tedavisinde kullanılan en önemli araçtır. Ancak gece koruyucularının çoğunlukla tek başlarına yeterli olamayabilmektedir. Bu nedenle hastalığın sergilediği tabloya göre gece koruyucularının yanında bazı ek tedavilerinde uygulanması gerekmektedir:
- Stres terapisi,
- Rahat uyumayı sağlayıcı önlemler,
- Kas gevşetici ilaç uygulaması,
- Hatalı yapılmış diş dolgusu ve kaplamaların yenilenmesi,
- Eksik olan dişlerin yerine koyulabilmesi için protez uygulamaları.
Diş gıcırdatma, daha çok psikolojik nedenlerden (sinir, stres) dolayı ortaya çıkan; hiç de hafife alınmaması gereken bir hastalık. Özellikle uyku esnasında artan diş gıcırdatması, diğer adıyla bruksizm hakkında Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu’nun verdiği bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


